Vinil Nedir?
NEDEN VİNİL ELDİVEN KULLANILMALI?
Vinil eldivenler Latex eldivenlere göre daha dayanıklıdır. Özellikle gıda setöründe uzun süreli çalışmalarda, Laboratuarlarda tehlikeli kimyasallarla yapılan çalışmalarda ve tıbbi muayenelerde tercih edilmektedirler. Bıçak gibi keskin aletlerin darbelerinden cildi daha iyi koruyan vinil eldivenler, günlük kullanımlarda latex eldivene göre hem fiziksel hem de sağlık açısından üstün özelliklere sahiptir.
Lateks eldivenler tehlikeli alerjik reaksiyonlara neden olabilir Lateks eldivenlerle çalışan bazı insanlarda ciddi alerjik reaksiyonlar olabilir. Lateks eldivenler aşağıda belirtilen durumlara neden olabilir:
• Kırmızılık, kaşıntı, deri döküntüsü
• Ürtiker
• Kaşıntı, göz yaşarması
• Burun akıntısı
• Sinüs problemleri
• Solunum problemleri (astım)
• Hayat tehdit eden reaksiyonlar
Lateks eldiven kullanan kişinin kendine verdiği zararın yanı sıra, üretilen ürünleri kullanan insanlarda da ciddi rahatsızlıklara sebep vermesi söz konusudur. Yayımlanmış bir rapora göre (Raporun orjinali için lütfen Latex Tehlikesi sayfamızı kontrol ediniz): Lateks alerjisi olan bir insan eğer lateks eldiven kullanan bir çalışan tarafından hazırlanmış bir yiyeceği yerse, kişide hayati tehdit içeren reaksiyonlar olabilir. Floransa Üniversitesi’nden Dr. Roberto Bernardini’nin Allerji ve Klinik Bağışıklık Sistemi dergisinde Eylül 2002’de yayınlanan yazısında “Lateks proteinleri ‘saklı içerik’ olarak yiyeceklerin açıklama kısmında yer alabilir ve bu tür gıdalar lateks alerjisi olan insanlarda (anafilaksi gibi) ciddi reaksiyonlara neden olabilir” demiştir.
Vinil eldivenler kısa süreli alerjik etkisi olmadığı gibi uzun vadede de potansiyel sağlık sorunu yaratmamaktadır. Bütün bu zararlı etkilerine ve vinil eldivene kıyasla daha dayanıksız olmasına karşın kimi kullanıcılar tarafından fiyat düşüklüğü nedeniyle lateks eldivenler tercih edilmektedir. Ancak vinil eldivenler, günlük kullanımlarda dayanıklılığı nedeniyle daha az değiştirildiğinden, latex eldivenlerle aralarındaki fiyat farkını tolere etmektedir.
Vinil Nedir ?
PVC (Poli Vinil Klorür), halk arasında “vinil” olarak adlandırılmasına karşın aslında vinil monomerinin klor iyonları ile fonksiyonlaştırılmış ve polimerleşmiş şeklidir. Vinil monomerinin formülü -(CH2=CH2)- iken, yapısına katılan klor iyonu ve çift bağların açılarak polimer yapının oluşması sayesinde kimyasal formülü;

olmuştur.
Polivinil klorür, monomerine belli katkı maddeleri karıştırılarak, üretime hazır profil yarı mamülü haline getirilir. Açığa çıkan bu karışım ekstrüksyon makinelerinde yüksek sıcaklık (~180,-200⁰C) ve basınç altında işlenerek plastifiye şekline sokmak suretiyle profiller elde edilir.
PVC, ilk kez 1920'li yıllarda sentezlenmiş ancak 1930'lu yıllardan sonra kullanılmaya başlanmıştır. Kullanımı özellikle II. Dünya Savaşı yıllarında artmış; son 20-30 yıllık süreçte ise en yaygın kullanılan polimer türlerinden biri olmuştur. PVC, inşaat sektöründen, ambalaj paketleme sanayiine, tıptaki çeşitli uygulamalardan, elektrik -elektronik malzeme yapımına, otomativ alanındaki kullanımlarından, çeşitli diğer tüketim eşyasının üretimine kadar, kısaca hayatımızın hemen her alanında yaygın olarak kullanılmaktadır.
PVC atıklar, kağıt ve cam atıklar gibi, toplanıp tekrar değerlendirilebilir, elyaf haline getirilerek tekstil sanayiinde de değerlendirilebilir.
Bütün bunların yanı sıra halk arasında PVC malzemelerin kanserojen etkisi olduğuna dair doğru olmayan bir kanaat vardır. Oysa ki, kanserojen etkisi olan PVC polimeri değil, PVC’nin elde edilmesinde kullanılan “vinilklorür monomeri”dir. PVC polimeri elde edilirken vinilklorür monomeri , polimerleşme reaksyonları sırasında kanserojen etkisini tamamen kaybetmektedir. Bu sayede kanserojen etkisi ve sağlık açısından hiçbir zararı bulunmayan PVC malzemeler elde edilmiştir. Dünya Sağlık Örgünü raporlarına göre, 1978 yılından itibaren hiçbir ülkede PVC'ye bağlı herhangi bir sağlık sorununa rastlanmamıştır.